Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

İzmir’de belli bir yaşın üzerindeki erkeklerin en büyük problemlerinden birisi olan saç dökülmesi artık tarihe karışıyor. Son yıllarda yapılan ve başarı gösteren saç ekimi artık daha modern teknolojilerle daha büyük başarılara imza atıyor. Dökülen saçların yerine yapılan ve çok büyük oranlarda başarı sağlayan saç ekimi sayesinde kellik sorunu yaşayanlar için son derece doğal görünümlü, gür ve sağlıklı, hepsinden önemlisi kalıcı saçlara sahip olmak mümkün.

Eskiden yapılan saç ekimine oranla kat kat başarı gösteren yeni nesil saç ekim yöntemleri sayesinde fiziksel ve psikolojik açıdan büyük bir sorun yaratan saç dökülmesi ve kellik problemleri ortadan kalkıyor.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekimi dökülen ve artık tekrar çıkmayan saçların yerine vücuttan alınan saç köklerinin yerleştirilmesi yöntemidir. Saç ekimi için hedef olan bölgenin seçilmesi ile başlayan süreç sağlıklı saç köklerinin alınarak yerleştirilmesi ile biter. Sağlıklı olan saç kökleri alınır ve hedef bölgeye yerleştirilir, böylece saçsız olan bölgede tekrar saç çıkması ve gelişmesi sağlanır.

Eski klasik saç ektirme yönteminde yalnızca ense gibi bölgelerden alınan sağlıklı saç kökleri saçsız olan hedef bölgeye yerleştirilirdi. Bu yöntemde saç köklerinin tamamı hedef bölgede tutunamamaktaydı ve çıkan saçlar da çok cılız ve hacimsiz oluyordu. Ancak günümüzde bu yöntem çok daha gelişmiş şekilde uygulanıyor. Bu yeni yöntem sayesinde %95’lere varan bir başarı ortaya çıkıyor. Çünkü yeni nesil organik saç ekimi denilen bu yöntem alınan sağlıklı saç köklerinin laboratuvar ortamında kök hücre bakımından zenginleştirilmesi ve hedef bölgeye bu şekliyle yerleştirilmesi ile yapılıyor.

saç ektirmek isteyen adam

Organik Saç Ekimi Nedir?

Organik saç ekimi yukarıda da bahsettiğimiz gibi alınan sağlıklı kıl köklerinin kök hücrelerce zenginleştirilmesi ve zenginleştirilmiş olan köklerin hedef bölgeye yerleştirilmesidir. Vücuttan alınan yağlar sayesinde zenginleştirilen kıl kökleri hedef bölgeye yerleştirildikten sonra çıkma olasılığı %95 oranındadır ve çıkan saçlar da zengin kök hücrelere sahip olduğu için çok daha hacimli ve dolgun olmaktadır.

Saç Ektirmek

Pek çok kişi saç ektirmek istemekte ancak bunun zor bir yöntem olacağını düşünerek vazgeçmektedir. Saç ekimi son derece basit bir operasyon haline gelmiştir ve ağrısız, sancısız şekilde tamamlanmaktadır.

  • Anestezi yöntemi ile rahatlatılan hastadan sağlıklı olan kıl kökleri alınır.
  • Hastadan aynı şekilde yağ dokuları alınır.
  • Laboratuvarda kıl kökleri bu yağ dokuları bakımından zengin saç kökleri olması için bir araya getirilir.
  • Zenginleştirilen kıl kökleri hedef bölgeye yerleştirilir.

Günümüzde gelişmiş tıp teknolojileri ile çok kısa sürede tamamlanan saç ekimi çok daha basit bir şekilde yapılabilmektedir ve hasta en geç 2 gün içinde normal yaşantısına dönebilmektedir.

Büyük oranda garantili sonuçlar veren saç ekimi yöntemi sayesinde hastalar ağrısız, acısız şekilde operasyonlarını tamamlatabilmekte ve çok kısa sürede sağlıklı, gür ve canlı saçlara sahip olabilmektedir.

Saç Ekimi Fiyatları

Saç ekimi fiyatları yapılacak İzmir’de yapılacak operasyona ve doktora göre değişmektedir. Güvenli bir saç ekimi merkezine giderek saç ekimi ile ilgili fiyat bilgisi alabilirsiniz. Çünkü saç ekimi fiyatları ekim yapılacak kıl kökü sayısı, ekim yapılacak yöntem gibi faktörlere göre değişiklik göstermektedir.

Günümüzde klasik yöntemler de eskiye oranla çok daha gelişmiş olsa da organik saç ekimi yöntemi çok daha büyük oranda sonuç vermektedir. Bu nedenle organik saç ekimi fiyatları diğerlerine göre daha yüksektir.

Saç ekimi hakkında daha fazla bilgi ve hizmet için http://izmirsacekimmerkezi.com/ internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Taşıyıcı Annelik Nedir? Taşıyıcı Anneliğe Neden İhtiyaç Duyulur?

Taşıyıcı Annelik 

Taşıyıcı anne ile bebek sahibi olma işlemi, ülkemizde gerçekleştirilebilen bir işlem değildir. Bu işlem ülkemizde yasalarla engellendiği için yılda yüzlerce çifti, Kıbrıs veya Gürcistan gibi ülkelere giderek bu işlemi yaptırmaya çalışırlar. Bu ülkelere sadece ülkemizden değil, diğer Avrupa ülkelerinden de yılda binlerce çiftten talep göstermektedir. Kıbrıs veya Gürcistan’daki bir klinikle taşıyıcı annelik süreci konusunda anlaşılması durumunda çiftlerin bu ülkeleri yılda en az iki kere ziyaret etmeleri gerekir. Taşıyıcı süreci anne olmak isteyen kadınların bu konuda yeterli olmamaları durumunda tercih edilebilir. Bu noktada, taşıyıcı annenin tüp bebek yöntemiyle hamile kalması sağlanır. Eğer anne adayının yumurtaları, bu işlem için uygunsa tüp bebek yönteminde anne adayının yumurtaları kullanılır ve bu yumurtalar tüp bebek yöntemiyle döllendikten sonra taşıyıcı anneye yerleştirilir.

Taşıyıcı annelik nedir?

Taşıyıcı anne bir çiftin bebeğini taşıyan kadınlara verilen addır. Bu işlem, Türkiye’de yasalarca yasak olması nedeniyle diğer ülkelere de yaptırılabilir. Günümüzde taşıyıcı anne işleminin uygulandığı en popüler ülkelerden birisi Kıbrıs’tır. Girit ve Gürcistan’da da bu işlemi yaptırmak söz konusudur. Taşıyıcı anne sürecinde çift ve taşıyıcı anne arasında ön bir sözleşme imzalandığı için herhangi bir aksi durumun oluşması söz konusu değildir.

Taşıyıcı annelik sürecinde tüp bebek yöntemlerinden herhangi birisinin kullanılması söz konusudur. Eğer çiftlerden ikisinin de sperm ve yumurtası ile tüp bebek işleminin uygulanması mümkünse, taşıyıcı anne sürecinde de bu sperm ve yumurtanın kullanılması söz konusudur. Eğer çiftlerden ikisinin de sperm ve yumurtasıyla tüp bebek sürecinin yapılması söz konusu değilse veya herhangi birisinin uygun değilse bu durumda, donasyon yoluyla tüp bebek uygulamasının yapılması da mümkün. Söz konusu donasyon yolları arasında sperm donasyonu, yumurta donasyonu ve embriyo kabulünü gösterebiliriz. Çiftler bu süreçte dilerlerse taşıyıcı annenin doğuracağı bebeğin cinsiyetini de belirleyebilirler.

Taşıyıcı anneliğe neden ihtiyaç duyulur?

Taşıyıcı anne yöntemine genelde kadının sağlığı doğum yapmak için uygun olmaması durumunda ihtiyaç duyulur. Bu noktada anne olmak isteyen kadının çocuk sahibi olmaya engel olacak, hastalıklarının olması söz konusudur. Genetik hastalıkları, bu türden hastalıklara örnek olarak gösterebiliriz. Çiftlerin doktorlarının, kadının sağlığını incelemesinin ardından kadının doğum için elverişli olmadığını belirtmesi durumunda çiftler taşıyıcı annelik seçeneğine yönelebilirler.

Taşıyıcı anne seçeneğinde babanın spermlerinin yetersiz olması durumunda başvurulmasının oldukça nadir olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum genelde annenin doğuma uygun olması durumunda tercih edilir. Bu noktada eğer annenin yumurtaları, doğum için de elverişli ise yumurtalar anneden alınır. Baba adayından da spermlerin elde edilmesinden sonra tüp bebek sürecine başlanır. Tüp bebek sürecinde, spermler ve yumurtalar bir petri kabının içerisinde 48 saat ile 120 saati arasındaki bir süreç içerisinde bekletilir. Tüp bebek sürecinde başarının elde edilmesinden sonra ise oluşan embriyolar taşıyıcı annenin rahmine yerleştirilir. Öncesinde ise yapılan hormon düzenlemeleriyle, taşıyıcı annenin bu sürece hazır hale gelmesi sağlanır.

Kimler taşıyıcı anne olabilir?

Taşıyıcı anneler daha önce normal doğum yapan ve herhangi bir sorunla karşılaşmamış anneler arasından seçilir. Bu noktada Kıbrıs veya Gürcistan gibi ülkelere seyahat eden çiftler, kliniklerde taşıyıcı anne profillerini inceleyerek bir karara varabilirler. Taşıyıcı annelik seçiminin ardındansa sürece başlanması söz konusudur.

Taşıyıcı anne yoluyla çocuk sahibi olmayı istemek oldukça doğaldır. Doğurma riski bulunan kadınlarda söz konusu yöntem seçeneği mutlu bir aile kurma konusunda büyük bir umut haline gelmektedir.

Psikoloji Nedir Ne Değildir?

Psikoloji

Ruhsal dalgalanmaların nedenlerini araştıran, insan ve hayvanların temel duygu, düşünce ve davranışlarını gözlemleyerek inceleyen ve davranış biçimlerinin kaynaklarını arayan psikoloji bilim dalı, sosyal bilim dalları içerisinde yer alır. Psikoloji, bireylerin yanı sıra grupların da zihin ve motivasyon süreçlerini gözlemler, bilimsel temeller çerçevesinde araştırmalar yapar. İnsana dair her alanla ilgilenen psikoloji bilim dalı, sonsuz araştırma konusuna sahip olmakla birlikte araştırma konularına göre alt dallara ayrılır. Klinik psikoloji, endüstriyel psikoloji, sosyal psikoloji ve gelişim psikolojisi vb. alt dalar; psikolojinin en çok bilinen alt dallarıdır. Bu alt dallar içerisinde birçok psikolog tarafından en çok tercih edileni ve insan duygu ve düşünce bozukluklarını tedavi etmeyi amaçlayanı ise klinik psikolojidir. İnsanlardaki duygu ve düşünce bozukluklarının nedenlerini teşhis eden, tanı koyan ve tedavi yöntemleri geliştiren psikoloji bilim dalı, çözüm sağlayacak teknikleri ise psikoterapi yöntemleri ile geliştirir.

Psikolog Nedir? Psikologların Temel Vazifeleri Nelerdir?

İnsan ya da hayvanlardaki düşünce ve davranış bozukluklarını inceleyen, teşhis ve tanı koyan psikologlar, psikoterapi tedavi yöntemleri doğrultusunda hastaların iyileşmesini hedefleyen kişilerdir. Bu noktada psikologları, psikiyatrisler ile karıştırmamak ve görev tanımlarını doğru betimlemek gerekir. Sadece terapi seansları ile konuşma yoluyla hastalar ile iletişim kuran psikologlar, psikiyatrisler gibi ilaç tedavisi uygulamazlar. Ayrıca, psikiyatrisler Tıp fakültesinden mezun olup, doktor unvanını alırken, psikologlar Psikoloji bölümünden mezun olurlar. 4 yıllık süren bölümün ardından da mesleklerinde belirli bir dalda uzman unvanını kazanmak için 2 yıl boyunca yüksek lisans eğitimine tabi tutulurlar. Tüm eğitimlerini başarı ile tamamlayan psikologlar, görevlerini icra etmeye başlarlar.

Psikoloji Nedir

Psikologların ilk görevi insan ve hayvan davranışlarını incelemek olmakla birlikte insan psikolojisine dair pek çok konuda da psikologlar, araştırma yaparlar. Psikoterapi seansları esnasında ruh sağlığı sorunu olan hastanın rahatsızlığın sebebini keşfetmeye yani tanı koymaya yönelik olarak hipotez geliştirirler. Bu hipotezlere bağlı olarak da sonuç odaklı psikoterapi teknikleri uygularlar. Yani her hastalığın farklı psikoterapi teknikleri ile tedavi edildiğini ifade edebiliriz. Ruhsal sıkıntı yaşayan kişilerde sık sık gözlemlenen düşünce ve duygu değişikliklerinin nedenleri araştırmak da psikologların görevleri içerisinde yer alır. Hastaları ile görüşen ve tedavi sürecini başlatan psikologlar, terapide aldıkları eğitim tekniklerini uygulayarak, hastalara sorunlar ile mücadele etme yetisi kazandırmaya çalışırlar. Böylelikle sorunlara çözüm yetisi geliştiren hastalar, daha doğru ve daha mantıklı düşünerek, hastalıkları ile baş etme ve hastalıklarını sona erdirme yollarını, psikologlar eşliğinde öğrenebilirler.

Psikologlar, Nelerle Yetkili Değildir?

İnsan psikolojisine dair pek çok konuda araştırma yapan psikologların kesinlikle hasta adına karar verme yetkisi yoktur. Onlar, sadece hastayı en doğru şekilde yönlendirmeyi hedefler. Aynı zamanda psikologlar ile hasta arasında gerçekleşen tüm konuşma ve sohbetlerin de kesinlikle başka kişiler ile paylaşılmaması gerekir. Psikologlar, hastayı rahatsız edici ve hastayı yadırgayıcı bir tutum ile hastaya da yaklaşamazlar. Bu gibi davranışlar, psikologların mesleklerinden ihraç edilmesine neden olabilir.

Psikoterapi Nedir?

Sosyal, ailesel, ilişkisel pek çok farklı konuda duygu ve düşünce bozukluğu yaşayan kişilerin tedavisi aşamasında kullanılan yöntemlere genel olarak psikoterapi teknikleri adı verilir. Psikoterapi, alanında uzmanlaşılması gereken bir durumdur, yani cinsel terapi vermek isteyen bir psikologun kesinlikle bu konuda terapi eğitimi ve sertifikası alması gerekir. Cinsel terapi sertifikasına sahip olmayan bir psikologun hasta ile görüşmesi ve onu tedavi etmeye çalışması, etik olmadığı için hasta için de herhangi pozitif bir sonuç ifade etmez. Bu yüzden aile terapisti olacak psikologların aile terapi eğitimi ya da ilişki terapisti olacak psikologun ilişki terapi eğitimi alması zorunludur.

Estetik ve Güzellik Operasyonları Nedir?

Estetik

İnsanoğlu yaradılışı gereği her zaman güzellik ister. Bu, eski çağlarda da böyleydi, günümüzde İzmir’de  de böyledir. Günümüzdeki insanların avantajı ise, teknolojik gelişmelerle birlikte dış görünüşlerinde beğenmedikleri, orantısız olan durumlara müdahil olunabilmesidir. Yani artık, estetik operasyonlarla istenilen görünüme kavuşmak mümkündür.

Estetik Cerrahi Nedir?

Estetik cerrahi, vücutta bütünü oluşturan yapılar arasındaki orantısızlıkları düzeltmektedir. İnsanların İzmir’de sosyal ve psikolojik anlamda yaşadıkları sorunların da çözülmesi bu yolla mümkün olmaktadır. Dış görünüşündeki bir noktayı beğenmediği için özgüven kaybı yaşayan kişiler, bu müdahale sonrasında daha iyi hissetmektedir.

Estetik cerrahi, günümüzde çeşitli yöntemler uygulamakta ve dış görüntüde önemli değişiklikle yapabilmektedir. Artık, gerçekleşen estetik operasyonlarla birlikte, kişiler kısa sürede sosyal hayata adapte olmaktadır. Operasyon sonrası süreçte artık daha kolay bir şekilde atlatılmaktadır. Bu da kolaylık ve hız anlamına gelmektedir.

İnsanlar için güzellik ve estetik anlayışı

Estetik Cerrahi Hangi Bölgelere Uygulanır?

İzmir estetik cerrahi konusunda birçok çeşit bulunmaktadır. Kişiyi mutsuz eden, sosyal yaşamını etkileyen hemen her durumda uygulanabilmektedir. Bunun için öncelikle yaşanan sorunun ve bu sorunun hangi boyutta olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

Estetik cerrahide vücut estetiği ön plandadır. Bu alanda, karın gerdirme, kalça kaldırma, yağ aldırma, uyluk germe, kol germe, dolgu yapma, baldır kalınlaştırma, el estetiği, kalça gerdirme gibi estetik operasyonlar bulunmaktadır.

Estetik cerrahide en önemli unsur olan yüz estetiğinde ise, kaş kaldırma, alın germe, göz kapaklarına estetik uygulama, burun estetiği, kulak estetiği, çene estetiği, elmacık kemiğinde büyütme işlem, dudak dolgusu, botox gibi işlemler bulunmaktadır.

Estetik cerrahi konusunda vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan izlerin tedavi edilmesi, aşırı terleme gibi sorunlara çözüm bulunması ve saç ekimi gibi işlemler de girmektedir. Yani dış görünüşte düzelme yapılan her operasyon estetik operasyondur.

Estetik anlamda İzmir’de destek alacak kişiler buna iyi düşünerek karar vermelidir. Karar aşamasından sonra alanında uzman olan cerrahlara başvuru yapılmalıdır. Bu şekilde, estetik cerrahi destek alınmalıdır. Bu konuda fazla abartıya kaçmak sonucun olumsuz olmasını sağlayacaktır. Yani üst üste estetik operasyonlar zaman zaman sıkıntılı bir görüntüye neden olmaktadır. Bu etkenler göz önünde bulundurularak en doğru karar verilmelidir.

Ozon Terapi ile Nasıl Zayıflanır?

Ozonla Zayıflamak

İstanbul’da günümüzde  pek çok insan kilo probleminden dolayı şikâyetçi olmakta ve bu istenmeyen kilolardan kurtulmak için birbirinden farklı yöntemler, tedaviler denemektedir. Bunların arasında etkili olan yöntemlerden biri de ozon terapi olarak bilinmektedir. Ozon terapinin cilt yapısını yenileyici, metabolizmayı hızlandırıcı, kan dolaşımını düzenleyici birçok özelliği bulunmaktadır. Bu ve buna benzer özellikleri sayesinde ozon terapi ile zayıflamak mümkün hale gelebilmektedir.  İstanbul’da yapılan ozon uygulamaları kişilerin vücut performanslarını artırmakta ve direncin daha fazla olmasını sağlamaktadır. Bunun sayesinde vücut daha fazla kalori yakmakta ve bu da zayıflamaya yardımcı olabilmektedir. Ozon terapi ile zayıflamanın yanı sıra pek çok sorunun tedavisine de çözüm bulunabilmektedir.

Ozon Terapi İle Zayıflamak

Ozon tedavisi istanbul seanslar halinde ilgili kişinin vücuduna uygulanmaktadır. Bu seansların sıklığı ve yoğunluğu hastanın vücut yapısına göre değişiklik göstermektedir. Zayıflamak için ozon terapi uygulamasında on seanslık kürler verilmektedir. Bu seanslar genel olarak hatada iki kez şeklinde yapılmaktadır. Yapılan bu seanslardan daha hızlı ve etkili sonuçlar alabilmek adına beslenmeye de dikkat edilmesi önem taşımaktadır.

Ozon terapi ile birlikte sağlıklı beslenme programlarının da uygulanması zayıflamak için fayda sağlamaktadır. Bu gerçekleştirildiği takdirde daha başarılı ve şaşırtıcı sonuçlar elde etmek mümkün hale gelmektedir. Aşırı kilo fazlası olan kişiler ozon tedavisi süresince buna ek olarak kontrollü bir şekilde başka yöntemler de uygulayabilmektedir.

Ozon Terapi Ve Zayıflama

Zayıflama ya da istenmeyen kilolardan kurtulma deyince ilk akla gelen yöntem ozon terapi olmaktadır. Bu durumun tam tersi de geçerlidir. Yani insanlar genel olarak ozon terapiyi zayıflamak amacı ile kullanmaktadırlar. Burada önemli olan nokta şudur ki sadece ozon terapi ile zayıflamayı düşünmek pek de doğru olmamaktadır. Ozon terapinin yanı sıra bazı ek tedavilerin ya da davranışların da uygulanması kişilerin istedikleri ölçüde kilo vermelerine yardımcı olmaktadır. Diyet ya da düzenli beslenme programlarının yanı sıra egzersiz yapan, hareketsiz kalmayan kişilerin ozon terapi ile kilo vermeleri daha kolay olmaktadır. Bu nedenle kişilerin zayıflamak için sadece ozon tedavisinden medet ummamaları ve buna ek davranışlar sergilemeleri daha fazla fayda sağlamaktadır.

Zayıflamaya Yardımcı Ozon Terapi

İnsanların metabolizmasının hızlanmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biri ozon terapi olarak bilinmektedir. Vücut üzerinde pek çok faydası bulunan ozon tedavisinin en çok tercih edilen faydası ise zayıflama konusunda olmaktadır. Birçok insan tarafından bilindiği üzere gerekli tüm tavsiyelere uyulduğu takdirde ozon terapi ile zayıflamak mümkün olabilmektedir. İstanbul ozon terapinin birkaç seans uygulanmasının ardından vücuttaki değişim bariz bir şekilde ortaya çıkmaya başlamakta ve vücut daha zinde bir hale bürünmektedir. Bu da işinin zayıflama konusunda olan direncinin artmasına yardımcı olmaktadır. Böylelikle kilolu kişiler hem bedenen hem de zihin olarak zayıflamaya hazır hale gelmektedirler.

Liposuction Uygulaması Nedir?

Dünya tarihine bakıldığında, güzellik algısının devirden devire değiştiği görülmektedir. Bayanlarda, giyim konusunun haricinde vücut ölçülerinin de çağın beğenilerine göre uyarlanmak istenmesi, günümüzde bunun için birçok tıbbi tekniğin mevcut olması sebebiyle mümkün olmaktadır. Vücut şekillendirme olarak bilinen liposuction uygulaması, günümüzde var olan güzel fizik anlayışı göz önünde bulundurularak, estetik bir vücut formu yakalayabilmek adına tercih edilir.

Liposuctionda Cerrah Seçimi Neden Önemlidir?

Liposuction işleminde estetik vücut formu oluşturulurken, altın oran kanuna, kişinin vücudunda fazlalık oluşturan ve şekilsiz bir beden yaratan fazlalıklar belirlenir. Böylece daha orantılı bir duruş sağlanır. Liposuction cerrahının vücudunuz üzerinde yapacağı çizimler, işlemin ilk basamağıdır. Daha sonra uygulama işlemine geçilmektedir. Olması gereken orantının iyi ayarlanması ve uygulamanın sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için tercih ettiğiniz cerrahın estetik algısının gelişmişliği ve teknikler konusundaki hakimiyeti önemlidir.

Uygulama Nasıl Yapılır Ve Sonrasında Ağrı Olur mu?

Liposuction operasyonunda, vücut formunu bozan yağların uzaklaştırılacağı bölgeye, dışarıdan kanallar sabitlenir. Bir ucu aspiratör adı verilen ve vakumlama işlemini gerçekleştiren cihaza bağlı olan bu kanallardan yağ geçişi sağlanır. Liposuctionda cerrahi uygulama sırasında lokal anestezi tercih edilmektedir. Genellikle kanaması ve operasyon sonrasında ağrısı olmayan bir operasyondur.

Liposuction Tekniği Neye Göre Belirlenir?

Liposuction teknikleri birbirinden farklılıklar göstermekle birlikte, uygulamada hangi tekniğin tercih edileceği uygulanacak bölgeye göre değişiklik gösterir. Kanama riski bulunan bölgelerde, deri kalınlığının farklılık gösterdiği bölgelerde ya da yağ miktarının fazla olduğu bölgelerde farklı teknikler kullanılabilmektedir. Bunların yanında, küçük miktarda iz kalma riski bulunduğundan, daha göz önünde olan bölgelerde, küçük kanüller ile uygulama yapmaya müsaade eden teknikler tercih edilebilmektedir.

Liposuction Uygulamasının Avantajları

Bu teknik, spor ve diyete cevap vermeyen vücut bölgelerine uygulanmaktadır. Yaşın ilerlemesine de bağlı olarak cilt altı bağ dokusunun elastikiyetini kaybetmesiyle birlikte, bazı bölgelerinde geri toparlanamaması ve bu bölgelerdeki yağların yakılamaması söz konusu olabilir. Liposuctionun avantajlarından en önemlisi, bu tür durumlarda hızlı ve zahmetsiz bir şekilde vücut şekillendirmeyi sağlayabiliyor olmasıdır. Aynı zamanda kesi oluşturma gerekliliği bulunmadığından, hastanın özel bir bakım görmesi de gerekmez ve hastaneden aynı gün içerisinde taburcu edilebilir. Sağlıklı bir operasyonda ağrı riski de oldukça düşüktür.

Liposuctiona Hangi Konularda Güvenemeyiz?

Liposuction, bilinenin aksine kilo verme üzerinde etkili değildir. Sadece vücut için uygun konturun sağlanmasında kullanılır. Liposuction uygulama bölgeleri bel çevresi, göbek, iç bacak ve diz kapağı yağları, basen bölgesi ve kimi zaman da erkeklerde meme büyümesi sebebiyle meme bölgesi olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda, kilo verdikten sonra sarkan derinin toparlanması konusunda da işe yararlığı bulunmaz. Deriye elastikiyet kazandırmak gibi bir özelliği yoktur. Ancak kendi vücudunuzdan alınan yağların, dolgunluğunu yitirmiş vücut bölgelerinizde kullanımına müsaade eder ve daha şekilli bir vücuda kavuşmanızı sağlar.

Liposuction Uygulaması Kalıcı mıdır?

Liposuction hakkında yanlış bilinenler arasında, bu uygulamanın sonsuza dek kalıcı olması yer alır. Uygulamadan sonra egzersiz ve diyetinize dikkat etmemeniz durumunda vücudunuz yine eski haline dönecektir. Yağ enjeksiyonu ile yapılan uygulamalar asla kalıcı olmazlar. Liposuction ile dolgu uygulamalarında, dolgu yapılan bölgelerinizdeki yağların vücudunuz tarafından yakılması da olasıdır.